Bilindiği üzere depresyon, artık çağımızın en sık görülmeye başlanan ruhsal hastalığı. Eskiden depresyon daha çok, aşırı sinir stres yaşayan ve genelde orta yaş kesiminde görülmeye başlayıp, yaş oranı arttıkça sıklaşan bir hastalıktı. Ancak günümüzde depresyon artık çocuklarda dahi görülebilmekte. Bu durum son derece üzücü bir durum olmasına rağmen, tedavisinin olmaması gibi umutsuz bir hal söz konusu değil. Peki, bu durum yani depresyon neden meydana geliyor?

Bundan epey eski bir zamanına dayanan tarihlerde yani 1930 yılında psikiyatri için yayınlanan ders kitaplarında son derece ilginç tespitler daha doğrusu bilgiler yer alıyordu. Buna göre depresyonun aslında beslenme alışkanlığı olmayan yani kötü beslenen kişilerde görüldüğü belirtiliyordu. O zamanlar bu durum hakkında pek de bağlantı kurulamamış olsa da şimdi yapılan araştırmalar ve gözlemler sonucunda, 1930’ lu yıllardaki bu gözlemlerin gerçekten haklı yanları olduğu ortaya çıkmış durumda.

Psikiyatrik hastalıkları inceleyen ve bunların tedavisinde etkili olan yolları araştıran Uzman ve Klinik Psikolog Mehmet Başkak, depresyonun giderilmesi ve tedavi edilmesi açısından beslenmenin son derece önemli bir çözüm olduğunu söyledi. Başkak’ ın söylediklerine göre, düzenli ve dengeli beslenme, kişilerde meydana gelen ruhsal hastalıkların tedavisi açısından son derece önemli. Çeşitli diyetler ve beslenme şekilleri ile ruh sağlığımızı daha da iyi bir seviyeye taşıyabiliyoruz.

Genelde ülkemizde henüz bu bilinç yaygınlaşmasa da, dünya üzerindeki özellikle bu konuda bilinçli ülkelerde, depresyon ya da başka bir ruhsal hastalığa sahip kişilerin tedavisi için, iyi ve sağlıklı beslenme tedavisinin uygulandığını, doktorların hastalara etkisi son derece ağır olabilen ilaçlar vermediğini belirten Psikolog Mehmet Başkak, kendisine göre de ideal tedavinin aslında bu şekilde olmasından yana olduğunu söylüyor.

Birçok araştırma sonucu yine beyini ve zekayı olumlu yönde etkilediği bilinen balık, depresyon ve bipolar bozukluk gibi ruhsal rahatsızlıkların tedavisinde de son derece başarılı ve etkili. Aynı zamanda kaygı ve endişe gibi baskın şekilde hissedilen duyguları ortadan kaldırdı verilen bilgiler arasında.

Ayrıca Omega – 3 taşıyan balık yağının kullanılması da yine aynı etkileri oluşturduğu için depresyona iyi geldiği söyleniyor çünkü balık yağı vücutta bulunan omega – 3 seviyesini arttırıyor. Bu da ruhsal hastalıkların tedavisi açısından son derece önemli bir durum. Ancak Psikolog Başkak, bu durumun düzenli bir diyet ya da iyi beslenme sonucunda etkisini gösteren bir durum olduğunu, depresyon hastalarının verilen diyetleri ya da omega – 3 alımını belirtilen aralıklarda ve belirtilen sıklıklarda yapması gerektiğini belirtirken, düzenli kullanım sonrasında yaklaşık bir 3 – 12 hafta arasında etkilerinin gözlemlenmeye başladığını söylüyor. Eğer omega – 3 balık yağı alımını tercih etmeyenler var ise, bunun yerine verilen diyet listelerinde balık tüketimini gerçekleştirerek de aynı etkilerin yakalanması mümkün.

Omega – 3 yağının genelde somon balığında bol miktarda bulunduğunu belirten Başkak, bu yağın sık tüketilmesinin, kişiye antidepresan hapların vereceği etkinin bile fazlasını vereceğini üstelik de son derece doğal bir yöntem ile hastalıklarının tedavisinde başarıya ulaşabileceklerini belirtiyor. Üstelik hamilelik döneminde antidepresan ilaçlar kullanması gereken bayanların da bu ilaçlar yerine omega – 3 taşıyan balık yağlarını kullanması üzerine de çalışmalar sürdürülmekte.

Balık dışında, otlanma olayını gezerek yerine getiren hayvanlarda da omega – 3 ve omega – 6 yağlarının bulunduğunu söyleyebiliriz.

Herkeste Aynı Etkiler Olmayabilir

Depresyon tedavilerinde bitkilerin kullanılması da her kişide aynı etkileri uyandırmıyor. Örneğin, bu hastalığa iyi geldiği belirtilen sarı kantaron, yalnızca depresyonun baş evrelerinde olanlara iyi geliyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here