Anneliğin ne kadar kutsal bir şey olduğunu söylemeye gerek yok. Belli bir yaş dilimine gelmiş her kadın bir gün anne olma hayalini mutlaka kurar. Hamilelik sürecinde ise, her şeye dikkat edilir, ilaç kullanılmaz, alkol – sigara gibi zararlı alışkanlık varsa bırakılır, yorucu işlerden sakınılır ve böylece hamilelik süreci içerisindeki risk olabildiğince minimuma indirilmeye çalışılır. Ancak sadece hamilelik süreci içerisinde değil, hamile kalmadan önce de dikkat edilmesi gereken bazı durumlar var. Ve bu durumlar, ileride anne olmak isteyen kadınları yakından ilgilendiriyor.

Hamile kalmadan önce dikkat edilmesi gereken ilk kural, yumurtalıkların herhangi bir zarar uğramamasıdır. Kadınların üremesinin devamlılığını sağlayan yumurtalık, birçok neden dolayı zarar görebiliyor. Bunlardan ilki de yumurtalıklarda oluşan kistler. Şayet bu kistlere erken tanı konulup, iyi huylu ya da kötü huylu olduğu belirlenmesi tedavi sürecini başarılı kılabilir. Tedavi boyunca uygulanacak ilaç tedavileri ile bu kistlerin denetimi sağlanabilir ya da bu kistlerin zamanla yok olması mümkün kılınabilir. Ancak kistler kötü huylu ve tanısı geç konulmuş bir zamana denk geldiyse tedavi süreci de epey zorlaşabilir. Hatta çoğu kistler kontrol altına alınamadığı takdirde rahim kanserine kadar ilerleyebilir. Rahim kanseri ile beraber çocuk sahibi olmak neredeyse imkansız bir hal alır. İşte bu gibi bir sorunun yaşanmaması için, anne adaylarını yakından ilgilendiren ve bu konuda dikkat etmeleri gereken bazı şeyler var.

Yumurtalık kistleri öncelikle, sinir stres ya da herhangi bir hormon bozukluğundan ileri gelen nedenlerden kaynaklı olarak oluşabilir. Bunun için öncelikle, sinir stresten uzak kalınması, düzenli bir hayat yaşamaya özen gösterilmesi ve zararlı alışkanlıklardan mümkün mertebede uzak kalınması gerekiyor. Ayrıca, ister kist olsun ister olmasın üreme çağına gelmiş her kadının mutlaka 6 ayda bir kadın doğum uzmanı eşliğinde belirli kontrolleri yaptırması gerekir.

Bunun dışında özellikle son zamanlarda uzmanların altını çizerek vurguladıkları bir durum var; ağrı kesiciler. Uzmanlar, üreme çağındaki kadınlarda sık ağrı kesici kullanımının yumurtalıklarda sorunlar meydana getirebileceğini söylüyorlar. Bu yüzden bu ilaçların mümkün olduğunca az kullanılmasına ve en önemlisi de doktorlar eşliğinde, onların belirledikleri miktarlarda kullanılması gerektiğine özen gösterilmesi gerektiği söyleniyor. Şayet buna dikkat edilmediği takdirde ilerleyen zamanlar çocuk sahibi olma konusunda büyük sıkıntılar meydana gelebilir.

Doğurganlık Önemli Ölçülerde Azalabiliyor

Ağrı kesicilerin, kadınların doğurganlığını olumsuz olarak etkilemesi sebebi ile herhangi bir ağrı hissedildiğinde, şayet bu ağrı çok şiddetli boyutlarda değilse, hemen ağrı kesicilerde çözüm aranmaması gerektiğini söyleyen uzmanlar, bu hafif ağrıların mümkün ölçülerde doğal yollar ile geçirilmeye çalışılması düşüncesinden yana.

Bu araştırma, Avrupa’ daki doğurganlık özelliği olan ve üreme çağına gelmiş kadınlarda yapılan deneyler eşliğinde bir sonuca ulaşmış olup, bunun sonucunda ağrı kesici özelliğine sahip ilaçların kadınların doğurganlığını olumsuz olarak etkilediği sonucu çıkarılmıştır.

Tüp Bebek ve Kadın Hastalıkları Uzmanı olarak görev yapan Doç. Dr. Hakan Çoksüer; dünya üzerinde en çok kullanılan ilaçların ağrı kesiciler olduğunu, bu ilaçların çoğunun reçete sıkıntı olmadan satın alınabileceğini ancak ne yazık ki bu ilaçların kadınların ovulasyon etkinliklerini azalttığının gözlemlendiğini belirtti. Her kadının bunu bilmesi ve bu konuda bilinçli bir şekilde davranması gerektiğini vurgulayan Çoksüer, ilaçların kesinlikle doktor kontrolü ile alınması gerektiğini sözlerine ekliyor. Bu araştırmanın sonuçlarına ve içeriğine internetten kolaylıkla ulaşılabileceğini söyleyen Çoksüer, doğurganlık özelliğine sahip olan ve çocuk sahibi olmak isteyen kadınları bu konuda daha duyarlı olmaya davet ediyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here